İşletme Sermayesinin Firma İçin Önemi Nedir?

Değerli okurlar, işletme sermayesinin firma için önemi nedir? İşletme amacının elde edilmesinde işletme sermayesi yönetimi  çok önemli bir fonksiyona sahiptir. İşletme sermayesi, firmanın tam kapasite ile çalışabilmesi, üretimin kesintisiz devam edebilmesi, iş hacminin genişletilebilmesi, yükümlülüklerini karşılayamama riskinin azaltılması, olağanüstü durumlarda mali yönden zor durumlara düşmenin önlenmesi, faaliyetin kârlı ve verimli bir şekilde yürütülmesi açısından büyük önem taşır. Bunları daha detaylı şekilde söyle açıklayabiliriz.

A) İşletme Sermayesi Yönetimine Ayrılan Sürenin Önemi Nedir?

İşletme sermayesi unsurlarının yönetimi finansal yöneticinin zamanının yarısından  daha çoğunu almaktadır. Stok yönetimi dışında işletme sermayesinin diğer unsurlarının yönetimi finans departmanının sorumluluğundadır. Nakdin, pazarlanabilir senetlerin, alacakların yönetimi ile satıcılara ödemelerin, ücretlerin, vergilerin ödenmesi gibi konular ayrıca finans kuruluşlarıyla ilişkilerin sürdürülmeside günlük işleri oluşturur.

İşletme Sermayesi
İşletme Sermayesi

B) Yatırılan  Tutarların Büyüklüğünün Önemi Nedir?

Her işletmenin ihtiyaç duyduğu işletme sermayesi tutarı birbirinden farklılık gösterir. Hizmet sektöründeki bir firma ile sanayi sektöründe faaliyet gösteren firmaların işletme sermayesi tutarları farklılık gösterecektir. Sanayi sektöründe faaliyet gösteren firmalar sabit yatırımlar olarak daha fazla varlığa sahip olurken, işletme sermayeleri nispeten daha az olacaktır. Üretimi gerçekleştiren firma gerekli tesislerin yapılması için sabit varlıklara yatırıma ağırlık vermek zorundadır. Pazarlamasını gerçekleştiren firma ise sadece üretilmiş mamülleri bulundurma amacıyla stoklar olarak işletme sermayesine ihtiyaç duyacaktır. İşletme sermayesi tutarı işletmenin faaliyet konusuna, ekonomik şartlara, devletin kredi politikasına, fazi oranına, üretilecek ve satılacak malların tedarik ve üretim süresine, üretilen malların birim maaliyetininbüyüklüğüne, işletmenin satış hacmi ve koşıllarına, satışların mevsimlik olmasına, stok devir hızına, alacakların devir hızına göre farklılıklar gösterir.

Diğer taraftan yönetim kadrosunun beceri ve kabiliyetine hatta yönetim stiline göre değişmektedir. Muhafazakar bir yönetici riske girmeyi istemediğinden daha fazla nakitle faaliyet sürdürürken, riski arzulayan atılgan bir yönetici daha az nakitle aynı hacimdeki işleri yürütebilmektedir.

C) İş Hacmi ile Arasındaki İlişkinin Önemi Nedir?

Hiç şüphesiz firmaların faaliyet hacimleri sahip oldukları varlıklara ve bu varlıkları kullanmadaki etkinliğe bağlıdır. Belli bir  kapasiteyi arttırmak gerekecektir. Kapasite artışını gerçekleştirebilmek ancak sabit  varlıklara yatırım yapılması ile mümkündür.

İş hacmindeki artışla karşın işletme sermayesi daha duyarlıdır. Satış hacmi işletme sermayesi ve unsurlarının hesaplanmasında ana unsuru teşkil etmektedir.  Satışları artan firmaların stoklarında, alacaklarında ve kullanacağı nakit mevcudunda artışlar yapması gerekecektir.

Yönetimindeki etkinliğin artırılması ile satışlardaki artış ve işletme sermayesine duyulan ihtiyaç aynı oranda olmayacaktır. Stok devir hızının artırılması, vadeli satışlarda vadenin kısaltılması yolu ile alacakların devir hızını artırarak aynı işletme sermayesi düzeyinde daha fazla faaliyet hacmini yürütmek mümkünse de belli bir sınırdan sonra yine de işletme sermayesinde artışa gerek  duyulacaktır.

D) Kârlılık Arasındaki İlişkinin Önemi Nedir?

İşletme sermayesinin düzeyinin belirlenmesi, firmanın borçlarının vade yapısına ve varlıkların lilidite derecesine bağlı olup, işletme sermayesi ile ilgili kararlar kârlılık ve risk arasındaki değişmenin etki altında kalmaktadır.

Likidite ve kârlılık arasında ters yönde bir ilişki vardır. Likit varlıkların toplam varlıklar içerisindeki oranı çoğaltılıp likidite derecesi  yükseldikçe firmanın sağlayacağı kârlar azalmaktadır. Likidite derecesi yükselen firmaların riskliliği azalmakta kârlılıkları düşmektedir. Risk ile likidite arasındaki ilişki ters yönde, risk ile kâr arasındaki ilişki de aynı yöndedir. İşletme sermayesinin oluşumu firmanın likitide derecesini, riskliliğini ve sonuçta da kârlılığını etkilemektedir.

Likit yönetimi işletme sermayesi yönetiminin temel taşlarındandır. Vadesi gelmiş borçların ödenebilme derecesi anlamındaki likiditeye teknik likidite, firmanın toplam varlıklarının borçları karşılama durumunu belirtmeye de gerçek likidite denilmektedir.

Esasında sadece varlık yapısının ele alınarak likiditenin analiz edilmesi yeterli olmamaktadır. Varlıkların hangi kaynaktan analiz edildiğinin  de analize katılması gerekir. Tümüyle öz kaynaklarda finanse edilmiş bir firmanın yükümlülükleri ile borç yükü fazla bir firmanın yükümlülükleri birbirinden çok farklıdır. Elbette kârlılığa etkisi de yükümlülüklere göre değişecektir. Ayrıca uygulanan ekonomik ve mali politikalarında etkisi vardır. Sıkı para politikasının hakim olduğu şartlarda finansal sıkıntıya düşmemek açısından ihtiyatlı olma ve firmaya esneklik sağlama yönünden likiditeye sahip olmanın faydaları vardır.

İşletme sermayesinin seviyesi ile hangi kaynaklardan finanse edildiğinin birlikte ele alınıp incelenmesiyle riskliliğin, likiditedin ve kârlılığın etkileri daha açık bir biçimde görülecektir.

E) İşletme Sermayesinin Önemi Nedir?

İşletme sermayesi toplam varlıklar içerisinde önemli bir paya sahip olup yönetimi de finansal yöneticinin zamanının büyük bir kısmını almaktadır. Hemen hemen her işletmede ister büyük isterse küçük olsun işletme sermayesi yönetimi büyük önem taşımakta, hatta işletme yönetimi ile işletme sermayesi yönetimi bütünleşmektedir.

Ne var ki, işletme sermayesi yönetiminin önemi küçük firmalar için daha özellikli durumlar  göstermekte ve onlar açısından daha önemli olmaktadır. Çünkü küçük işletmelerin kredi kuruluşlarından yararlanmaları daha güç, sermaye piyasasına girmeleri büyük firmalardan daha zor olup, küçük işletmeler kullandıkları sabit varlıklara kendileri sahip olmadıklarından kiralamayı tercih ederler.

Firmaların kredilerden yararlanmaları kredi için gösterilecek karşılıklara,firmaların sahip oldukları varlıklara bağlıdır. Küçük firmaların sahip olduklar varlıkların miktarları da az olacağından kredilerden yararlanmaları sınırlı olacaktır. Buna rağmen küçük firmalar kullanacakları bina, makine teçhizat vb. sabit varlıkları kiralayarak kullanma imkanına sahiptirler.

Gerçekten küçük işletmeler işletme sermayesinin  finansmanı için kaynak bulmada da problemlerle karşılaşırlar. İşletme sermayesi unsurları kiralama yoluyla elde edilemeyeceğinden, bu unsurların elde edilmesi kaynağa bizzat sahip olup olunmayı gerektirecektir. İşletme sermayesi unsurlarından stok kalemlerini kiralama imkanı olmaz ise de satıcılardan sağlanan kredilerle karşılanması mümkündür. Diğer unsurlar olan kasa ve alacakların ise doğrudan kaynaklarla finanse edilmesi gerekir. Satıcılar da finanse edicekleri firmaların güçlü olmasını arzu ederler. Diğer taraftan bu tür kredilerin maliyeti bulunduğu gibi likidite yönünden de firmayı etkilemektedir.

İşletme Sermayesinin Firma İçin Önemi Nedir?

Kaynaklar

İşletme Sermayesi Yönetimi / Prof. Ahmet Aksoy-Doç Dr. Kürşat Yalçıner/Gazi Kitavevi

Finansal Yönetim / Dr. Öztin Akgüç / İstanbul Üniversitesi Yayınevi

Finans Mühendisliği Kavramaları  / Mehmet Bolak / Beta Yayınevi

İşletmelerde Finansal Yönetim / Atilla Gönenli / İstanbul Üniversitesi Yayınevi

İşletme Ekonomisi / Ülker Birdal / Çağlayan Kitapevi

İşletmelerde çalışma Sermayesi Analizi / Sabri Bektöre / Sevinç Matbaası

 

Sitemizi sosyal medya hesaplarınızda paylaştığınız  için teşekkür ederiz.

Şirketlerde Muhasebe Denetim Rehberi yazımızı okumak için tıklayınız.

Vektör Grafik: Vecteezy – Radiasa Tutorial Rti

 

Yazar Hakkında
Toplam 226 yazı
Türk Muhasebe
Türk Muhasebe
Yorumlar (Yorum yapılmamış)

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

×

Bir Şeyler Ara


error: Content is protected !!